Rabia Naz Vatan’ın ölümüne ilişkin uzun süredir tartışılan dosyada yeni bir gelişme yaşandı. Adalet Bakanlığı’nın yürüttüğü inceleme devam ederken, dosyaya 10 yeni klasör delil eklendi.
Baba Şaban Vatan, eklenen deliller arasında Rabia Naz’a çarptığı iddia edilen aracın geçmişine ve olayla bağlantılı kişilere dair önemli bilgilerin yer aldığını ifade etti.
“Dosya askıya alınmadı”
Türkiye Gazetesi’ne konuşan Şaban Vatan, dosyanın işlemden kaldırıldığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Dosya askıya alınmadı. Adalet Bakanımız Akın Gürlek dosyayı Ceza İşleri Daire Başkanlığı’na havale etti. Bu birimin devreye girmesi dosyanın yeniden açılması açısından çok önemliydi. Bakanlık ile iletişim halindeyiz. Dosyaya 10 yeni klasör eklendi. Bu klasörlerde Rabia Naz’a çarptığı ileri sürülen aracın nerede tamir edildiği, kime satıldığı, adres bilgileri ve olaya karışan kişilere dair deliller yer alıyor,” dedi.
Okul çantası iddiası yeniden gündemde
Dosyaya giren yeni iddiaların merkezinde, daha önce de gündeme gelen okul çantası meselesi bulunuyor. Şaban Vatan, savcılıktan aldığı dijital kayıtları incelediğinde, kızına ait okul çantasının olay anında değil, yaklaşık beş saat sonra binanın teras katına bırakıldığını tespit ettiğini öne sürmüştü. Bu durumun, olayın “yüksekten düşme” olarak gösterilmesi amacıyla kurgulanmış olabileceği iddia edildi.
Anayasa Mahkemesi ihlal kararı vermişti
Anayasa Mahkemesi geçen yıl, Rabia Naz Vatan’ın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmanın “gereken özen ve ciddiyetten uzak” şekilde yürütüldüğüne karar vermiş, yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmederek aileye manevi tazminat ödenmesine karar vermişti.
Şaban Vatan ise Anayasa Mahkemesi’nin kararının, delillerin yeterince toplanmadığını ve soruşturmada eksiklikler olduğunu gösterdiğini belirtmiş, dosyanın zamanaşımı gerekçesiyle yeniden açılmamasına itiraz etmişti. İç hukuk yollarının tükenmesinin ardından dosya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınmıştı.
“Delil karartma” iddiaları sürüyor
Rabia Naz dosyasında uzun süredir gündemde olan “delil karartma” iddiaları da tekrar öne çıktı. Aile, dönemin savcı ve emniyet görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunurken, soruşturmadaki eksikliklerin giderilmesini ve tüm delillerin yeniden değerlendirilmesini talep ediyor.



