İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada, mahkeme başkanı ve heyetinin savunma hakkını kısıtlama uygulamasının Yargıtay tarafından suç sayıldığı ortaya çıktı. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Ergenekon davasında sanıkların savunmalarının sınırlandırılması nedeniyle dönemin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı ve üyeleri hakkında ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan verilen cezaları onayladı.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 26.06.2024 tarihli ve 2018/7 esas, 2024/43 karar numaralı hükmüne göre; Ergenekon davasında sanıkların esas savunmalarına bir saat, avukatların ise temsil ettiği kişi sayısına bakılmaksızın on beş dakika süre verilmesi ve milyonlarca sayfalık dosya için toplamda kısıtlı konuşma süresi tanınması ‘zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma’ olarak değerlendirildi.
Kararda, şu ifadeler yer aldı: “Ergenekon davasında görev yapan sanıkların, savunma yapan sanık ve müdafilerine kısıtlı süre vererek ve itirazları dikkate almadan hareket ettikleri sabittir.”
‘Makul Süre’ Vurgusu
CMK’da, şüpheli veya sanığın savunmasını yapması için süre kısıtlaması öngörülmediği hatırlatılan kararda; savunma hakkının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Davanın karmaşıklığına ve dosyadaki delil durumuna göre sanıklara makul süre verilmesi gerektiği özellikle vurgulandı.
Yargıçlık Görevine Aykırılık
Yargıtay, savunma için makul sürenin baştan belirlenmemesi ve sanığın kendini yeterince ifade etmesi şartına bağlanmasının önemine işaret etti. Aksi halde, sanık üzerinde baskı oluşacağı ve adil yargılanma hakkının ihlal edilmiş olacağı, ayrıca CMK’nin 289. maddesine göre bu durumun hukuka kesin aykırılık sayılacağı ifade edildi.
Kararda ayrıca, Ergenekon davasına bakan yargıcın, hakimlik görevinin gereklerine aykırı davranarak savunma hakkını kısıtladığı ve bu nedenle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği belirtildi.
‘İktidar Dikte Ediyor’
Ergenekon davasında yargılanan avukat Hüseyin Buzoğlu, İmamoğlu’nun yargılandığı mahkeme heyetinin uygulamalarının, kararların siyasal gelişmelere göre değiştiğini, yargılamanın objektiflikten uzaklaştığını ve Ergenekon davasında yaşanan hukuka aykırılıkların tekrarlandığını dile getirdi.



