İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, bugün Silivri’de ‘casusluk’ davası dahil üç ayrı dosyada yargılandı. Duruşmanın başında, savcı İmamoğlu, kampanya direktörü Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün’ün tutukluluklarının devamını istedi.
İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, müvekkilinin saat çakışması nedeniyle diğer salonda görülen “diploma” davasına katılmak için izin talep etti. Mahkeme Başkanı bu talebi kabul etti ve İmamoğlu başka bir duruşma salonuna geçti.
Mahkemede tanık olarak dinlenen Merdan Yanardağ’ın asistanı, Yanardağ’ın bir şoförden para aldığı iddiasını yalanladı. Yanardağ ise savunmasında, NATO’ya yönelik eleştirilerde bulunarak davanın siyasi olduğunu ve kendilerinin muhalefeti susturmak için hedef alındığını söyledi. Ayrıca, savcının iddialarında dayanak gösterdiği ifadelerin dosyada yer almadığını belirtti. Hüseyin Gün de Yanardağ’ın sözlerini doğruladı.
Yanardağ, davanın gerçek bir siyasal casusluk davası olmadığını, yargı sürecinin siyasallaştığını vurguladı. Ayrıca, iddianameyi hazırlayan savcının siyasi bir makama atanmasını eleştirdi. Yanardağ’ın avukatı Selin Nakıpoğlu ise dosyada somut delil bulunmadığını ve müvekkilinin uzun süredir tutuklu bulunduğunu belirterek tahliye talebinde bulundu.
Avukatlar, Tele1 televizyonu üzerindeki kayyım kararının kaldırılması gerektiğini de dile getirdi.
İmamoğlu, diploma davasındaki savunmasının ardından casusluk davasına katıldı. Duruşmayı CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski genel başkanlardan Murat Karayalçın ve Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor gibi isimler de izledi.
Necati Özkan savunmasında, iddiaların somut kanıtlara dayanmadığını, dosyada gizli bilgi veya veri sızıntısına dair herhangi bir delil olmadığını ifade etti. Özkan, kendisinin ve diğer sanıkların suçlamalarla ilgisi olmadığını savundu.
Özkan’ın avukatları, dosyada Balıkesir’de buluşma iddialarının HTS kayıtlarıyla çürütüldüğünü, iki ismin Balıkesir’de farklı yıllarda bulunduğunu aktardı.
İmamoğlu savunmasına, sürekli değişen mahkeme heyetlerine ve adli süreçteki usulsüzlüklere dikkat çekerek başladı. Duruşmalarda hukuk devletine uygun davranılmadığını belirten İmamoğlu, yargılamaların siyasi saiklerle yürütüldüğünü savundu. Ayrıca mizah sanatçısı Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına da tepki gösterdi.
İmamoğlu, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen tahliye edilmeyen Can Atalay ve Selahattin Demirtaş’ı anarak, ülkede hukukun üstünlüğünün zedelendiğini vurguladı.
İmamoğlu ayrıca, delil olarak el konulan dijital materyaller arasında çocuklara ait tabletlerin de bulunduğunu belirterek, bu uygulamaları eleştirdi.
Son olarak, kendisi ve birlikte yargılanan isimlerden casusluk suçu çıkmayacağını ifade eden İmamoğlu, beraatini istedi. Duruşma, avukatların savunmalarıyla devam ederken, mahkeme heyeti ara karar için oturuma ara verdi.
Hüseyin Gün savunmasında, suçlamaları reddettiğini ve suçsuzluğunu ortaya koyacak delillerin dosyada mevcut olduğunu söyledi. Gün, casusluk iddialarının geçmişte kendisine yönelik şantaj girişimleriyle bağlantılı olduğunu öne sürdü.
Duruşma, tüm savunmaların ardından mahkemenin ara karar vermesiyle sona erdi.



