Sıfır Atık Hareketi çerçevesinde başlatılan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yönetilen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, kısa sürede önemli bir geri dönüşüm başarısı elde etti. Ulusal entegrasyonun ardından geçen 10 günde, 18 milyon 775 bin 861 adet ambalaj toplandı.
1 Temmuz itibarıyla Türkiye genelindeki 81 il ve 973 ilçede uygulamaya başlanan sistem, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. DOA uygulamasıyla geri dönüşüm süreçlerinin daha etkin şekilde yürütülmesi hedefleniyor.
Her ambalaj için 1 lira teşvik
DOA sistemi; plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının kaynağında ayrı toplanmasını, dijital olarak izlenmesini ve yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağlayan entegre bir yapı sunuyor. Vatandaşlar, DOA logosu taşıyan içecek ambalajlarını iade makinelerine veya manuel teslim noktalarına bıraktıklarında, her uygun ambalaj için 1 lira teşvik alıyor. Kazanılan tutarlar, DOA mobil uygulamasındaki dijital cüzdana aktarılıyor. Sisteme kayıtlı kullanıcı sayısı ise 10 günde 1 milyon 992 bin 6’ya ulaştı.
İşletmelere ekim sonuna kadar süre
Otel, restoran ve kafe gibi işletmelerin Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS) üzerinden ekim sonuna kadar kayıt yaptırmaları ve çalışacakları yetkili saha operatörlerini belirlemeleri gerekiyor. Belirlenen süre içinde yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmelere ilgili mevzuat kapsamında idari işlem uygulanacak. Kayıt işlemlerini tamamlayan işletmelerde biriktirilen DOA logolu ambalajlar ise yetkilendirilmiş operatörlerce düzenli olarak teslim alınarak geri dönüşüme kazandırılıyor.
Ekonomiye yıllık 30 milyar lira katkı hedefi
Geri dönüşüme kazandırılan her DOA logolu ambalaj için işletmelere 20 kuruş teşvik ödemesi yapılıyor. Tüm toplama, taşıma ve doğrulama işlemleri dijital altyapı üzerinden güvenli ve izlenebilir şekilde yürütülüyor. Bu sistemle, Türkiye’de her yıl piyasaya sürülen yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının geri kazanılması ve ekonomiye yıllık 30 milyar lira katkı sağlanması amaçlanıyor. İlk etapta geri kazanım oranının yüzde 50’ye, sistem tam kapasiteye ulaştığında ise yüzde 80’e çıkarılması hedefleniyor. Ayrıca, uygulamanın 20-30 yıllık süreçte yaklaşık 20 bin kişiye istihdam sağlaması bekleniyor.



