Sosyal medya platformları sahte içerikler üzerinden büyük miktarda reklam geliri elde ederken, isim ve yüzleri izinsizce kullanılan mağdurlar bu içeriklerin kaldırılması için uzun süre mücadele etmek zorunda kalıyor. Son olarak, Ahmet Mümtaz Taylan, Saliha Erdim, Elon Musk, Brad Pitt ve Tom Hanks’ten sonra eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın da bu dijital dolandırıcılık yönteminin hedefi oldu.
Karayalçın, kendi adına üretilen ve sosyal medyada yayılan sahte videolar üzerine bir açıklama yaptı. Videolarda izleyicilere banka hesaplarıyla ilgili önerilerde bulunulduğunu belirten Karayalçın, görüntülerin tamamen gerçek dışı olduğunu vurguladı ve yasal süreç başlattığını duyurdu. Karayalçın, “Bir süredir benim adıma izleyenlere banka hesapları konusunda telkinlerde bulunan iki videonun kimi sosyal medya kaynaklarında dolaştırıldığına ilişkin bilgiler almaktayım. Bu görüntüler tümüyle gerçek dışıdır,” ifadelerini kullandı.
Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, yapay zekâ ile üretilen deepfake içeriklerin küresel ölçekte dijital suçlara yol açtığını ve sosyal medya platformlarının denetimsizliği nedeniyle bu tür içeriklerin hızla çoğaldığını belirtti. Kırık, “Siyasetçilerden sanatçılara, iş insanlarından sporculara kadar birçok tanınmış ismin görüntüsü ve sesi yapay zekâ ile taklit edilerek dolandırıcılık amaçlı videolar hazırlanıyor. Platformların reklam gelirine odaklanması, içeriklerin doğruluğu konusunda yetersiz denetim yapılmasına yol açıyor. Sahte içerikler kaldırıldıktan kısa süre sonra farklı hesaplar üzerinden tekrar yayılabiliyor. Sadece içerik silmek veya soruşturma başlatmak, dijital suç zincirini kırmak için yeterli olmuyor,” dedi.
Kırık ayrıca, mağdurların isimlerini temizleyebilmek için aylarca başvuru yapmak ve hukuki süreçlerle uğraşmak zorunda kaldığını belirterek, “Bir kişinin görüntüsünü birkaç dakikada taklit edebilen yapay zekâ araçları herkesin erişimine açık hale geldi. Buna karşın, platformların güvenlik önlemleri aynı hızda gelişmiyor,” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Kırık, bu videoların bireysel değil, toplumsal bir tehdit haline geldiğine dikkat çekerek, caydırıcı yasal düzenlemelerin zorunlu olduğunu, yapay zekâ ile üretilen içeriklerde dijital filigran uygulamasının ve riskli içeriklerin otomatik tespitinin acil olarak hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, doğrulama yapılmadan reklam yayınlanmasının da önlenmesinin şart olduğunun altını çizdi.



