Türkiye’de hızla artan fiyatlar, alışveriş alışkanlıklarını da etkiledi. Özellikle giyim, ayakkabı, kozmetik ve elektronik gibi turistlerin yoğun ilgi gösterdiği ürünlerde döviz bazında yaşanan fiyat artışları, Türkiye’yi alışveriş destinasyonu olarak daha az cazip hale getirirken, Türk tüketicilerin ise yurt dışındaki harcamaları rekor seviyelere ulaştı. Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) Mayıs ayı verileri, yerli kredi kartlarıyla yurt dışında yapılan harcamaların rekor kırdığını ortaya koydu. Mayıs ayında yurt dışı işlemleri bir önceki aya göre yüzde 23 artarak 93 milyar 64 milyon TL’ye yükseldi. Aynı dönemde işlem adedi de 52,1 milyona ulaşarak bugüne kadarki en yüksek seviyesini gördü.
Bir yılda yüzde 67’lik artış
Son bir yılda yurt dışı harcamalarında dikkat çekici bir artış yaşandı. 2025 Mayıs’ında 55,7 milyar TL olan yurt dışı harcamaları, 2026 Mayıs’ında yüzde 67’lik yükselişle 93,1 milyar TL’ye çıktı. İşlem sayısı da aynı dönemde 40,4 milyondan 52,1 milyona yükseldi. Bu veriler, Türklerin yurt dışında yaptığı kartlı harcamaların hızla arttığını gösteriyor.
Turistlerin harcamaları yavaşladı
Öte yandan, yabancı kartlarla Türkiye’de yapılan alışverişlerdeki artış çok daha sınırlı kaldı. 2025 Mayıs’ında 41 milyar TL olan bu tutar, 2026 Mayıs’ında sadece yüzde 18 artışla 48,4 milyar TL’ye yükseldi. İşlem adedi ise yüzde 11,6’lık artışla 11,5 milyona çıktı. Bu tablo, Türklerin yurt dışındaki harcamalarının hem tutar hem de işlem adedi olarak rekor seviyelere ulaşırken, turistlerin Türkiye’deki alışverişlerinin aynı hızda büyümediğini gösteriyor. Yani yurt dışına yönelen alışveriş talebi, ülkeye gelen turistlerin harcamalarından çok daha hızlı artıyor.
Fiyatlar ve enflasyon etkili
Sektör temsilcileri, bu gelişmede Türkiye’deki yüksek enflasyonun ve fiyatların döviz bazında da artmasının etkili olduğunu belirtiyor. Özellikle alışveriş turizminin ana kalemleri olan hazır giyim, ayakkabı, kozmetik ve elektronik ürünlerinde fiyat avantajının kaybedilmesi, turistlerin harcamalarını kısıtlarken, Türk tüketicileri ise alışveriş için yurt dışına yönlendiriyor. Bu durum, Türkiye’nin “uygun fiyatlı alışveriş ülkesi” imajının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.



