CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi’ne dair yazılı bir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, zirvenin Türkiye için bir sınav değil, ülkenin ittifak içindeki yerinin ve öneminin teyidi olduğunu belirtti. Türkiye’nin NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olduğunu, güney kanadındaki güvenliğin yükünü yıllardır taşıdığını ve Karadeniz’de dengeyi sağlayan ana aktör olduğunu hatırlattı.
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin sadece köprü ya da geçiş hattı olarak değil, bölgenin kurucu devletlerinden biri olarak görülmesi gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’nin NATO içinde güvenlik tüketen değil, güvenlik üreten bir ülke olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, ülkenin ittifakta gündem belirleyen aktör olmasının önemine değindi.
Türkiye’nin dış politikasında “kurucu denge diplomasisi” ilkesiyle hareket ettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, bu yaklaşımın bağımsız karar verebilen, kurumsal sürekliliği esas alan ve üretken kapasiteye dayalı bir diplomasi olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Karadeniz’de dört farklı rolü birden üstlenebildiğini; NATO üyeliği, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin uygulayıcılığı, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verdiği destek ve Rusya ile diyalog kanallarını açık tutma gibi görevleri aynı anda sürdürebildiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, NATO’nun güney stratejisinin henüz şekillenmediğini ve bu alanda Türkiye’nin doğal liderliği üstlenmesi gerektiğini belirtti. Suriye ve Irak’ta devlet kapasitesinin güçlendirilmesi, terörle mücadelede ortak çerçevenin oluşturulması ve göçün kaynağında yönetilmesinin Türkiye’nin ittifaka sunacağı başlıca öneriler arasında olduğunu aktardı.
Yeni güvenlik konularında da (yapay zeka, siber güvenlik, dezenformasyon, iklim kaynaklı riskler) Türkiye’nin kural koyucu aktörlerden biri olması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, ülkenin bölgesel barışa, dengeye ve dayanıklılığa katkı sunmasının önemini vurguladı. Ayrıca, CHP’nin vizyonunun Ortadoğu’da çözüm ve işbirliğini, Balkanlar, Kafkasya ve Türk dünyasında ise istikrar ve refahı öncelediğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, gerçek müttefiklik ilişkilerinin karşılıklı saygı ve eşit egemenlik temelinde yürütülmesi gerektiğini, Türkiye’nin hem Batı ile hem de Rusya ve Çin’le ilişkilerini ulusal çıkar ve uluslararası hukuk çerçevesinde yönettiğini ifade etti. CHP’nin dış politikada kurumların ve liyakatin güçlendirilmesini savunduğunu da ekledi.
Son olarak Kılıçdaroğlu, Ankara Zirvesi’nin Türkiye açısından başarısının, sonuç bildirgesine güney perspektifinin Türkiye’nin katkısıyla yansıması olduğunu söyledi. Türkiye’nin NATO ve bölgesindeki rolünün, katkı ve stratejik ağırlığıyla belirlenmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Türkiye masadadır; kendisine yer açıldığı için değil, yetmiş dört yıllık katkısı ve bağımsızlık iradesiyle” dedi.



