İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü’nde, Prof. Dr. Bülent Bilmez’in görevinin sonlandırılmasına karşı, öğrenciler, akademisyenler ve veliler bir araya gelerek dayanışma eylemi düzenledi. Katılımcılar, Bilmez’in hiçbir akademik gerekçe gösterilmeden görevden uzaklaştırılmasını protesto etti.
Bilmez, üniversite yönetiminin iş akdi fesih gerekçesi olarak öne sürdüğü “Türk vatandaşlığı statüsünden çıkmış olma” iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Asıl gerekçenin Dersim Kırımı ve Türkiye kültürleri üzerine yürüttüğü çalışmalar ile üniversite yönetimindeki kayyum uygulamalarına yönelik eleştirileri olduğunu vurguladı.
Hukuki mücadele başlatacağını duyuran Bilmez, “Faaliyetlerimi engellemeye çalışan kayyumlar tarafından hedef alındığımı öğrenmek, bir tarihçi olarak bana tek parti dönemindeki Dersim politikalarını hatırlatıyor. Demokrasi ve özgürlük mücadelesinden ve tarihle yüzleşme çalışmalarından vazgeçmeyeceğim” dedi.
Eylemde Öğretmen Sendikası Vakıf Birimi ve DİSK Sosyal-İş tarafından yapılan açıklamalarda, sürecin hukuki değil siyasi olduğu vurgulandı. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ise, bu tür işten çıkarmaların üniversitelerdeki güvencesizlik politikasının bir sonucu olduğunu belirterek, “Keyfi işten çıkarmalara son verin” çağrısı yaptı. DİSK Sosyal-İş de bu kararın üniversite bileşenlerine “konuşmayın, araştırmayın, örgütlenmeyin” mesajı verdiğini ifade etti.
“Kayyumlar Gidecek, Biz Kalacağız”
Bilmez’in işten çıkarılmasıyla tez süreçleri ve dersleri kesintiye uğrayan öğrenciler de eylemde ön safta yer aldı. Tarih bölümü öğrencileri Selahaddin Özakçil ve Yemen Çavuş yaptıkları açıklamada, “Üniversitemizin çoğulcu, özgür ve eleştirel ortamı zedeleniyor. Kayyumlar gidecek, biz kalacağız; hocamızı geri alacağız” dedi. Bilmez’in tez öğrencilerinden Ayşin Hızal ise, “Bülent Hoca sadece ders veren değil, bizi her anlamda destekleyen biriydi. Onun işten çıkarılması, üniversitenin bağımsız araştırma ortamına olan güvenimizi sarstı” diyerek yaşanan mağduriyeti dile getirdi.
İsimlerini açıklamak istemeyen bazı öğretim üyeleri de, yaşananların akademik özgürlük açısından büyük kaygı yarattığını belirtti. Kararın akla, vicdana ve adalete aykırı olduğunu ifade eden akademisyenler, Bilmez’in yanında olduklarını ve hukuki sürecin olumlu sonuçlanacağına inandıklarını söyledi.



