Avrupa Birliği üyesi ülkelerden Türkiye’ye gönderilen plastik atık miktarı, 2025 yılında yüzde 19 artışla 503 bin tona ulaşarak şimdiye kadarki en yüksek seviyeye çıktı. Greenpeace Türkiye’nin Bianet’te yayımlanan raporuna göre, 27 AB ülkesinden yapılan sevkiyatlar 2004’ten bu yana 435 kat arttı. Çin’in yaklaşık sekiz yıl önce plastik atık ithalatını durdurmasının ardından, Türkiye Avrupa kaynaklı geri dönüştürülebilir atıklar için en büyük hedef ülke olmaya devam ediyor.
İngiltere ise AB’den ayrıldığı 2020 yılından bu yana plastik atıklarının önemli bir kısmını Türkiye’ye göndermeyi sürdürüyor. IntelliNews’in aktardığı Greenpeace analizine göre, resmi olmayan alanlarda işlenen bu atıklar, yerel şirketlere yüksek kazanç sağlarken ciddi çevre risklerine yol açıyor. Mikroplastik kirliliği Türkiye’nin deniz ve kıyılarını tehdit ederken, bazı şirketler yeni petrokimya tesisleri için ÇED süreçlerini tamamladı.
Plastik atık meselesi iklim zirvesi öncesinde tartışılıyor
Türkiye, Kasım 2026’da Antalya’da Avustralya ile birlikte 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak. Zirvede sıfır atık ve plastik atık yönetimi ana gündem maddeleri arasında öne çıkıyor. Greenpeace Türkiye kampanya sorumlusu Berk Butan, bu zirveyi söylemden somut politika değişimine geçiş için önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Plastik atık ithalatı yapısal politika değişimini engelliyor
Butan, kalıcı sıfır atık hedefine, başka ülkelerin atıklarını ithal etmek yerine, plastik üretimini kaynağında azaltarak ulaşılabileceğinin altını çiziyor.
Türkiye, iklim zirvesinin eylem planına sıfır atık konusunu dahil ederek küresel çapta kirlilikle mücadelede öncülük etmeyi hedefliyor. Önümüzdeki dönemde üretim ve yatırım kararları, plastik atık yönetiminin geleceğini belirleyecek temel faktörler olacak.



